16 Mart 2017 Perşembe

Nasıl okumalıyız?


Hermann Hesse'nin "nasıl okunması gerektiğine dair" şöyle bir yorumu vardır:
"Hiçbir şey düşünmeden dalgın okumak, güzel bir kırda gözleri bağlı olarak gezmeye benzer. Kendimizi ve günlük yaşamımızı unutmak için değil, bilinçli ve olgun bir tutumla kendi yaşamımızı yeniden sağlam ellerimize almak için okumalıyız. Ürkek öğrencilerin soğuk öğretmenlerin karşısına çıkışı, ipsiz sapsız birinin içki şişesine el atışı gibi yaklaşmamalıyız kitaplara. Kitapların karşısına çıkışımız, kaçaklar ve gönülsüz yaşayanlar gibi değil, dağcıların Alpler'e tırmanışı, savaşanların silah ve cephane deposuna koşusu gibi olmalıdır."

Sürükleyici Kitap

Büyülü bir ormanın sonsuz karanlığında saklanan mucizevi bir inci...

Yağmurlu bir günde, dehşet içindeki bir kız çocuğu kasabadaki bir ağacın dallarına sığınmış halde bulunur. Kimsesi olmayan bu küçük orman kızının karanlık geçmişi, parçalanmış bir ailenin kaderini değiştirecektir.

Kariyerinde yaşadığı büyük skandalın ardından şehirden uzaklaşıp kasabasına geri dönen psikiyatr Julia ve yaşadığı küçük çevrede gerçek aşkı hiç tatmamış ablası Ellie, ailesi bulunana kadar Alice adını verdikleri küçük kızın bakımını ve tedavisini üstlenirler. Alice için gösterdikleri fedakârlık ve çaba, iki kız kardeşi yakınlaştırıp geçmişte kendilerine bile itiraf edemedikleri sırların gün yüzüne çıkmasına yol açar. Julia ve Ellie hayatlarında eksikliğini hissettikleri her şeyin aslında çok yakında olduğunu keşfederken sevginin, umudun ve bir aile olabilmenin anlamını yeniden öğrenirler.

"Göz alıcı, vahşi ve capcanlı bir roman.
Kristin Hannah her cümleyi sevgiyle kuruyor."
-Luanne Rice -

"Hannah insan ruhunun derinliklerine dokunuyor. Ümit ve neşe dolu."
-Romantic Times-

"Daha en baştan zihninizi kuşatıp sevgi, aşk ve şefkat hisleriyle içinizi ısıtacak bir hikâye."
-Southern Pines Pilot-
(Tanıtım Bülteninden)
Mutlaka okunması gereken bir kitap..

15 Mart 2017 Çarşamba

Kitap Tavsiyesi



Erkeklere 'Bu evde eksik olan sensin' dediğimizde, adamların yüzleri asılıyor. Biz kadınları, çok film izlemekle suçluyorlar. Keşke evlendikten sonra da ellerimizi tutabilselerdi. Başımızı dizlerinin üzerine yatırıp saçlarımızı okşasalardı. Erkekler evlendikten sonra bunları neden yapmıyorlar? Sahi, bunlar hep filmlerde mi yaşanıyor?"

Derlermiş ki, bazı hayatlar zaman içinde bağlıdır birbirine. Çağlar içinde yankı bulan, eski bir çare ile zincirlidir ötekine.

Yaşadığı acı gerçeklerden kurtulmak için Şamlı bir kocanın elinden Türkiye'ye kaçan genç bir kadının oğullarına kavuşmak için verdiği mücadelenin hüzün dolu hikâyesi, hafızalarınızdan kolay kolay silinmeyeceğe benziyor.

İki Kişilik Yalnızlık, Sevmek Zorunda Değilsin Beni, Yatağımdaki Yabancı gibi çok okunan kitapların yazarı Sinan Akyüz’ün kaleminden genç yaşta Şam’da gelin olan Piruze’nin gerçek yaşam öyküsünü soluk soluğa okuyacaksınız....

14 Mart 2017 Salı

Kütüphane'nin sokak hali


Kütüphane'nin sokak hali, "The Little Free Library"
Sinsiliğin Todd Bol’un öğretmen olan annesine şapka çıkarmak amaçlı tek odalı okul binalarının küçük bir modelini yapıp ön bahçesine yerleştirmesiyle başlayıp büyümüş.
'Kitap Bırak, Kitap Al' şeklinde çalışan sistem başta ABD ve birçok ülkede bulunuyor.
(böylesi şeyler var👏👏👏)

📚

Sürükleyici Kitap

  Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur.
Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır. Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California'ya giderler. Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan'ın hatırasından kopamaz.

Uçurtma Avcısı arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Babalar ve oğullar, babaların oğullarına etkileri, sevgileri, fedakârlıkları ve yalanları... Daha önce hiçbir romanda anlatılmamış bir tarihin perde arkasını yansıtan Uçurtma Avcısı, zengin bir kültüre ve güzelliğe sahip toprakların yok edilişini aşama aşama gözler önüne seriyor.

Uçurtma Avcısı'nda anlatılan olağanüstü bir dostluk. Bir insanın diğerini ne kadar sevebileceğinin su gibi akıp giden öyküsü.
..

13 Mart 2017 Pazartesi

Kitap okumayı sevmek için neler yapabilirim?

Kitapları Eğlence Aracı Olarak görmeyin.
                               
Hani şu çok satanlar ama içi boş kitaplar var ya kitap okumaya onlarla başlamayın. Yani bir edebi tat almalısınız.  Edebi kitaplarda yaşatılan olaylar unutulmaz, unutulamaz.


Doğru Kitabı Seçerek Okumaya Başlayın.
Ruhunuza hitap eden bir kitapla başlayın. Bir tür seçin. Mesela aşk, gizem, politika. Ama seçtiğiniz kitap bunu sindirerek anlatmalı. Yani direkt mesajım aşk, bakın size ne güzel aşkı anlatıyorum. Ama sevgililer sonunda ölüyor. Bu tarz kitapları geçin. Sizin hayal dünyanızı canlandıracak size değer katacak kitapları tercih edin. Eğer bir türlü kitap seçemiyorsanız kaliteli öykü kitaplarını tavsiye ederim. Her öyküde farklı bir izlenim oluşturabilir farklı serüvenlere tanıklık edebilirsiniz.
Yanınızda Taşıyacağınız Bir Kitap Edinin.Mesela 200 sayfalık bir kitap. Onu yanınızdan hiç ayırmayın.  Zorlamadan okuyacağınız bir dili olan kitabı hep yanınızda gezdirin.  Okumasanız bile kitabınız yanınızda olmalı. Arada açıp bir kaç sayfa bakarsınız. Böylelikle kitapla bütünleşebilirsiniz.                                                                                                 

 Kitap Okurken Boşa Zaman Harcıyorum Diye Düşünmeyin!Kitap okumanında yazmak kadar bir sanat olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Aslında okuduğunuz kitapta bir çok şeyi siz oluşturuyorsunuz. Olayları zihninizde siz tamamlıyorsunuz. Şöyle ki kitaplar karakterlerin her saniyesini  anlatmaz. Ama size göre o karakterler ne yapıyor, aradan geçen zamanda neler yapmış olabilir… İşte bu soruların cevabını siz özgünce kendinize veriyorsunuz.                 

Kitap Okumak İçin Özel Bir Zaman Belirleyin.Kitap okumak için bir zaman belirleyin. Mesela akşam saat 19.00’da başlayıp bir saat kitap okuyun. Ve her gün bu şekilde alışkanlığınızı sürdürün.                                                                                                                          

Okuduğunuz Kitabı Arkadaşlarınızla Paylaşın.Okuduğunuz kitaplar üzerine arkadaşlarınızla konuşun. Eleştirin, fikir alın. Ve ilk olarak kitapların özetini çıkarın. Olayları anlatmanıza gerek yok. Kitap sizde hangi hisleri uyandırıyor? bunları yazmanız bile yeterli.

Yeni çıkan kitaplar

  Zaman öyle bir kavramdır ki ilerledikçe her şeyi tersine çevirir. Kendi ekseninde süreğen en başa döner ve kendini tekrar eder.Koşarsın, bir süre sonra yorulursun. Konuşursun, anlaşılamıyorsan susarsın. Hastalanırsın, derdi veren Allah dermanını da vermiştir ki bir süre sonra iyileşirsin. 
Seni seveni sevemez, gidip sevmeyene gönül verirsin. O uzaklaştıkça senden ve sen umutsuzca peşinden sürüklendiğini fark ettiğinde, vazgeçersin.
"Ben de Senden Vazgeçtim"
Anlamı bildiğiniz kadar basit değildir. Tepeleme keşkeler yüklüdür harflerin içinde. Sevgilinin kulağına fısıldanmaz asla. Ardından çığlık çığlığa susarak söylenir. Kıvrılan dudak aşka susadıkça günbegün kanar durur.
Ölümdür insanın başına sadece bir kez gelen.
Aşkta vazgeçmeler en başa döndürür hep zaman gibi…